Yaşamın Tüm Renkleriyle :)

Serdar Ortaç & Ahmet Kaya

Biri, üzümler ortasında kılçık olmayı severken
Diğeri, mankenler ortasında şaklaban olmayı sever

Biri, sakallarını bilgelikle sıvarken,
Diğeri, tüylerini döktürmekle meşgul olur

Biri, sazına hızlıca vururken, yüreği hoplar
Diğeri, çatal atarken beyni hoplar

Biri, en sıcak haliyle severken halkı
Diğeri, en yapmacık haliyle küfür eder halka

Biri, gözlerindeki umut parıltılarıyla raks ederken güneşe karşı
Diğeri, güneşin ışınlarına karşı gözlük takar

Biri, kimliğini bulurken sahne ortasında
Diğer, kimliğini kaybeder zengin sofrasında

Biri, faşizme karşı halkların kardeşliğini bağırırken
Diğeri, nutuklar içinde faşizmi yaşar

....

Devam edecek 

18:14 - 8/5/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Kötüye giden yol

Telafisi mümkün olmayacak, geri dönülemeyecek bir sürece doğru hızlı adımlarla yürüyoruz.Veyahut koşuyoruz. Savaş ve kan insanların gözlerini köreltmeye başlamış bile. Düşünsenize kan üzerine siyaset yapmak doğal bir olay gibi görülüyor bu ülkede. Bu ülke de Bayrak uğrunda ölünecek kutsal imge olarak insanların beyinlerine lanse ediliyor. Oysa yapılması gereken onca güzellikler vardı ki bu ülkede. Ama yapılmıyor. Gözlerde ki öfke "öteki"ni içine alarak büyüyor. Kan,ateş,silah vs. "Operasyon" "ölüm" .. kavramlar artık beynimizde dönüp duruyor.

 

Gerçekten telafisi mümkün olmayan bir sürece gidiyoruz.

 

Kan ve gözyaşı yaşamımızı ele geçirecek.

 

Herşey kutsal vatan için

 

Ya insanlık ?!

15:19 - 26/5/2007 - yorum {1} - yorum yaz


Tarih affetmeyecek

Merhabalar,

 

Yazamadım evet, bilmiyorum niye yazamadım, ya işlerim vardı ya da beni bir yere bağlayan birşey var. bilmiyorum yazacagım ama, yazmalıyım eveet!

 

Gecen günlerde Şişli'de yüzbinlerce kişi "Vatana" sahip çıktı, alkışlayayım mı bilemiyorum. Vatan'ı sevmek "öteki"ni inkar edip, yok saymaksa, ya da ellerinde bayraklarla darbe çığırtkanlığı yapmaksa.. nasıl alkışlayacağım?. Türkiye'de demokrasinin "postal"llar altında ezildiğinin farkındamısınız ?.

 

Hani meşhur "tehlikenin farkındamısınız?" geyiği varya. Evet farkındayız. Şahsen ben farkındayım, ellerinde askeri kepler, ayaklarında postallarla geliyorlar. İstekleri, 21.yy'de Türkiye'de yeni bir darbeci anlayışı milletin gözüne sokmak. Peki insanlar, "ulus-devleti" kurmak için sefere çıkan halk yığınları. Göremiyorlar

 

Laik (!) olduğu düşünülen bir ülkenin ne durumda olduğunu görmemek aptallık olur. Türkiye ne zaman Laik oldu okurlar! ? Soruyorum, '50'li yıllardan itibaren gericiliği red ettiğini söyleyen Türk devleti, her darbe/postmodern darbe sonrası camiileri insanın gözüne gözüne sokarak coğaltmadı mı ?. Kenan Evren darbe yaptıktan sonra, Çankaya'ya çıkarak her yanımızı camilerle kuşatmadı mı ?. Nedir peki bu laik severlik, yalan!

 

Ulus devlet sevgisi, 21.yy toplumunda insanları felakete yol açacak en büyük hastalıktır.

 

Modernizm yeni bir çatışma kültürü getirecek, şimdi saflar netleşiyor.

 

Hangi saftayız?

15:16 - 30/4/2007 - yorum {1} - yorum yaz


DİŞİMİZİ GÖSTERELİM

  Gönderen : Sessiz Can
  Sisteme Giren : Serkan

    Şu an içimden ağlamak geçiyor nedenini bilmiyorum ama ağlamak,sabahlara kadar ağlamak.
Aklımın en küçük birimine bile benden başka birşey düşünmesini benden kurtulmasını emrederek
ağlamak.Umutlarımı bize ipotek ederek biz olmayı başarmak için ağlamak.''Yalnızlığın terkisindeki
efkar sözcüğü ''nün şerefine ağlamak...
 
''Zaman bile yetmiyor artık aşık olmaya yine de ışıkları bu kenti güzel gösteriyor'' demiş şair.
 
İşte bu dünyayı da güzelleştiren ışıklar birer birer söndürülüyor faşizm egomanyası her geçen gün
daha fazla yapışıyor gırtlağımıza ve her geçen gün sesimiz biraz daha sessizliğe dönüşüyor.Teselli
sıloganları atıyoruz '' Susma Sustukça'' diye haykırarak ama ne yazık ki susturuluyoruz...
 
  Gözaltı kayıparı,işkence faili meçhulleri,katilleri bulunamayan aydın insan cesetleri bunlar susturyor
birazda kokutuyor hani içimizdeki ben işde bu anda devreye giriyor ve yılanlarla işbirliği yaparak sürünmeyi,sürünerek yaşamayı öğreniyoruz.Hani yılan bana dokunmayacak ya o zaman bin yaşamasına izin veriyoruz.Hayat hayasızca yaşamayı öğrenip gidiyoruz...
 
   Burnumuzun  dibinde masum insanlar ölüyor, toprakları işgal oluyor,katlediliyor insanlar toplumlar
SEN,BEN TÜRK,KÜRT diye paramparça ediliyor ve faşizim kendi zaferini kazanıyor.Çünkü bizler yılanlarla anlaşma yaptık yılanın sözüne güvendik.
 
  Ölüme onurluca gidemek buna bende dahilim onursuzca dünyanın kahrını çekip duruyorum.
Ama onlar ya istediğimiz olur ya da ölürüz dediler tıpkı boranların uçma isteği gibi onurlu bir oruca
başayıp bitirdiler şimdi sadece isimleri duvarlarda yaşıyor diyenler var.Ama Deniz de yılanla işbirliği
yapsaydı belki şimdi yaşardı ama arkasında hazır kıta bir okyanus bulabilirmiydi binlerce insa oğluna
ya da kızına Deniz adını koyup Deniz gibi olsun diye içten içe dua  edermiydi.Çok uzatmadan elimizde taşlarla yılana karşı duralım ve başını ezelim çünkü yalan bin yaşadı.Şimdi bize dokunma zamanı geldi o bizi sokmadan biz o nun KAFASINI EZELİM...    
 
 
   Dünya da Sol Bakış Her Zaman Haklı Çıkmıştır. Yeter ki BİZ SOLU OLSUN BEN SOLU DEĞİL...

10:23 - 6/8/2005 - yorum {yok} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
Yaşayacak çok şey var
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Kategoriler
Son Yazılar
- No Title :)
- Serdar Ortaç & Ahmet Kaya
- Toprak!
- Yusuf Hayaloğlu'na saygıyla - Adı bahtiyar
- Gidiş şiiri
- Gelmek
- Acılara Tutunmak
- Off
- Mobil davulcu
- Hasretinden Prangalar Eskittim! Ahmed Arif'ten bir şiir
Arkadaşlarım